AKSA'nın MÜKEMMELLİK YOLCULUĞU VE ULUSAL KALİTE BÜYÜK ÖDÜLÜ BAŞARISI
AKSA Akrilik Kimya Sanayi A.Ş., KalDer tarafından her yıl verilen Ulusal Kalite Ödülü sürecinde 2008 yılı Ulusal Kalite Büyük Ödülü'nü kazanma başarısını gösterdi.
Türkiye'de kurumsal mükemmellik anlayışının yaygınlaştırılması ve bu alanda başarılı örneklerin ortaya çıkarılarak kazanılan deneyimlerin paylaşılması amacıyla, Türkiye Kalite Derneği tarafından 1993 yılından bu yana her yıl verilen Ulusal Kalite Ödülünü, yapılan değerlendirmeler sonucunda AKSA Akrilik Kimya Sanayi AŞ. kazandı. Tekstilden havacılık ve savunma sanayisine, inşaat sektöründen otomotiv endüstrisine kadar farklı iş kollarına hammadde sağlayan, dünya akrilik elyafının %12'sini üreten Aksa, bu ödülle sürdürülebilir mükemmellik yolculuğunu da taçlandırmış oldu.
Kalite Kongresi kapsamında düzenlenen Ulusal Kalite Ödülü Töreninde Aksa'nın ödülünü Aksa Genel Müdürü Mustafa Yılmaz aldı.
16. Ulusal Kalite Ödül Töreninde bir konuşma gerçekleştiren AKSA Genel Müdürü Mustafa Yılmaz “1996 yılında başlamış olduğumuz kurumsal mükemmellik yolculuğumuzda önemli bir aşama olan Ulusal Kalite Ödülüne layık görülmek bizleri çok mutlu etti. Hedeflerimize ulaşmada AKSA çalışanlarının ve tüm paydaşlarımızın her birinin ayrı ayrı emeği var. Sektörümüz de inanıyoruz ki bizimle beraber Ulusal Kalite Ödülü gururunu yaşayacak. AKSA, pek çok konudaki liderliğini, kurumsal mükemmellik uygulamalarını bölgemiz, ülkemiz ve tüm dünyada yaygınlaştırma yolunda kararlılığını sürdürecektir. Kalıcı olan ödüller değil, mükemmellik arayışımızla elde ettiğimiz deneyim ve öğrenme gibi kazanımlardır. Değer görüldüğümüz ödül de ne kadar doğru bir iş yaptığımızın kanıtı oldu ve bizlere daha fazlasını yapmak için inanılmaz bir motivasyon sağladı” dedi. Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İlk adımı 40 yıl önce attığımızda ulaşmayı hayal ettiğimiz AKSA'yı düşündük. Anladık ki, geçtiğimiz bütün yollar, AKSA'yı oluşturmuş. Buraya kadarki yürüyüşümüzle, AKSA'nın anlamını yarattık. Biz, bu yolda AKSA olduk. Üretmeye devam edeceğiz. Çalıştık, dünyanın farklı yerlerindeki milyonlarca insanın hayatına, bizim elyafımızdan yapılan ürünlerle girdik. Onların, sizlerin kullandığı ürünlerin kalitesinin içinde bizim de payımız oldu. Hayatınızın içinde hep olduk, hep de olacağız”
1993 yılından beri KalDer tarafından yürütülmekte olan Ulusal Kalite Ödülü, kalite bilincini ve Toplam Kalite Yönetimi'ni ülke çapında yaygınlaştırmak, kalite seviyemizin uluslararası ortamda saygınlık kazanmasını sağlamak, Toplam Kalite Yönetimi sistemlerini kurmuş olan kuruluşların tanıtımını ve gündemde kalmasını sağlayarak, Toplam Kalite Yönetimi'ne olan ilgiyi arttırmak gibi üç ana işlevi gerçekleştirmeyi amaçlıyor.
Ulusal Kalite Ödülü Hakkında
KalDer adına Kalite Ödülü Yürütme Kurulu (KÖYK) tarafından yönetilen süreçte, gönüllü olarak görev yapan, farklı sektörlerin uzman ve yöneticilerinden oluşan 300 kişilik deneyimli bir değerlendirici havuzundan yararlanılıyor. Değerlendirme ölçütü olarak Avrupa Kalite Yönetim Vakfı'nın (EFQM) Mükemmellik Modeli kullanılıyor.
Ulusal Kalite Ödülü 3 ana kategoriden oluşmaktadır : İşletmeler Kategorisi, Kamu Kategorisi, Sivil Toplum Kuruluşları Kategorisi.. Buna ek olarak, İşletmeler Kategorisi de büyük işletme, bağımlı KOBİ, bağımsız KOBİ ve operasyonel birim olarak dört alt kategoriye ayrılmaktadır. AKSA, büyük işletmeler kategorisine başvurmuştur.
Her kategoride başvuranlar arasında mükemmellik seviyesine ulaşmış kuruluşlar “Ulusal Kalite Başarı Ödülü”nü kazanacaklardır. Bu kuruluşlar arasında gerekli kriterleri en iyi ve yaygın biçimde karşılayan kuruluşlar Ulusal Kalite Ödülü'nün sahibi olacaktır.
Ulusal Kalite Ödülü'ne bugüne kadar 206 kuruluş başvurdu. Süreçte yaklaşık 1500 orta ve üst düzey yönetici değerlendirici olarak görev aldı. Bugüne kadar, 17'si Büyük, 26'sı Başarı Ödülü olmak üzere toplam 43 ödül verildi. Ayrıca 5'i Büyük, 14'ü Başarı olmak üzere toplam 19 Avrupa Kalite Ödülü kazanıldı. Türkiye şu anda kuruluşları en çok Avrupa Kalite Ödülü'nü kazanan 2 ülkeden birisidir.
Ulusal Kalite Ödülü değerlendirme süreci yaklaşık 10 ay sürüyor. Ocak ayında KalDer'a iyiniyet başvuru ile başlayan süreçte kuruluşlar, Avrupa Kalite Yönetim Vakfı'nın (EFQM) Mükemmellik Modeli'nin 32 kriterine göre sistemlerini ve performans sonuçlarını açıklayan 75 sayfalık başvuru dokümanını hazırlayarak KalDer'e teslim ediyor. Bağımsız değerlendiciriler tarafından EFQM Mükemmellik Modeline göre masa başında değerlendirmesi yapılan döküman toplam 1000 puan üzerinden minimum 500 puanı alması durumunda finalist olmaya hak kazanıyor. Finalist olan kuruluşlara, değerlendirme ekibi tarafından 3-4 günlük saha ziyareti yapılıyor. Saha ziyareti ile başvuru dokümanında yazılan bilgiler doğrulanıyor, dokümanda anlaşılamayan konular açıklığa kavuşturuluyor, kuruluşun kalite kültürü ve çalışma atmoferi yerinde gözlemleniyor. Ardından tüm değerlendirmeler ve ödül kararı için sonuçlar Ödü Jürisi'ne sunuluyor. Jüri, önceki yıllarda ödül kazanmış kuruluşların üst düzey yöneticilerinden, kalite profesyonellerinden ve KalDer temsilcilerinden oluşuyor, sonuç ve başarıya göre Ulusal Kalite Ödülünü almaya hak kazanan kuruluşları belirliyor. Ödül alan kuruluşlar, Kasım ayında İstanbul'da gerçekleştirilen Ulusal Kalite Kongresi'nde açıklanıyor.
Ulusal Kalite Ödülü'nün Anlamı ve Önemi
Ulusal Kalite Ödülü için başvuruda bulunan kuruluşlar, Kalite Yönetimi'ne ilişkin sistem ve verileri derleme ve gözden geçirme fırsatını bulurlar.
Ulusal Kalite Ödülü süreci, başvuran kuruluşlar için çağdaş kalite anlayışına uygunluk açısından ciddi bir değerlendirme olurken, olumsuz sonuçlansa dahi kuruluş, tarafsız değerlendirme raporu edinme olanağına kavuşur.
Kuruluşlar Kalite Ödülü'ne başvurarak, organizasyonlarının iyileştirme faaliyetlerine bakış açısı geliştirme, dar zaman kısıtlarında çalışarak ortak amaçların paylaşılmasıyla, takım ruhunu ve çalışmasını geliştirmek, çalışanların TKY bilinç düzeyini arttırmak ve bir çok kişinin başvuru hazırlıklarında rol almasıyla paylaşım ve sahiplenmeyi üst düzeye çıkaracak, başvurunun kendisini bir eğitim ve iletişim aracı olarak kullanabilme fırsatını yaratmaktadırlar. Ayrıca, başvuru sonucunda, değerlendirme ekibinin vereceği geribildirim rappru, kuruluşun kalite yönetimi uygulamalarına önemli katkıda bulunur.
Kazanan kuruluşlar açısından ise öncelikle ödül, önemli bir prestij sembolüdür. Kuruluşlar ödül logosunu, belirlenen kurallar çerçevesinde, her türlü tanıtım ve reklam aracında kullanılabilirler. Kazanan kuruluşun Toplam Kalite Yönetimi'ndeki başarısının bu suretle doğrulanmış olması, kendilerini mükemmel bir hizmet sağlayıcı kuruluş olarak tanıtabilmesini sağlar. Kazanan kuruluş, ödüle hak kazanmasının ardından gerçekleştirilecek kongre, seminer ve panel türü platformlarda, Türkiye'de Toplam Kalite Yönetimi'nde en önde gelen kuruluşlardan biri olarak yer alır, deneyimlerini diğer kuruluşlarla paylaşır. Kazanan kuruluşun çalışanlarında ve gönüllülerinde varolan kalite bilinci daha da canlanır, kalite konusunda elde edilen bu üstün başarı, kuruluşun çalışanları için haklı bir gurur ve motivasyon kaynağı olur.
EFQM Mükemmellik Modeli ve Mükemmelliğin Temel Kavramları Hakkında
EFQM Mükemmellik Modeli dokuz ana kriter üzerine kurulmuş ve zorunluluk içermeyen bir modeldir. Bu kriterlerden beşi ''Girdi'' kriterlerini, dördü ise ''Sonuç'' kriterlerini oluşturur. Girdi kriterleri bir kuruluşun yaptığı faaliyetleri içerir. Sonuç kriterleri ise o kuruluşun neler gerçekleştirdiğini gösterir.Sonuçlar girdilerden kaynaklanır.
Ulusal Kalite Ödülünde kullanılan EFQM Mükemmellik Modeli, detaylı ve sınırları keskin çizgilerle tanımlanmış bir model değildir. Kurum ve kuruluşlarda sürekli mükemmelliği sağlamaya yönelik değişik yaklaşımların geçerliliğini kabul etmektedir. Keskin sınırlarla çizilmemiş bu model çerçevesinde bazı temel kavramlar, vurgulanmak istenen temel noktaları belirlemektedir. Bu kavramlar, aşağıda sıralanmıştır ve bu kavramlara dayanan yaklaşım, faaliyet ve girişimler genellikle Toplam Kalite Yönetimi olarak adlandırılır.
Temel Kavramlar
Sonuçlara Yönlendirme : Mükemmellik, ilgili tüm paydaşların gereksinimlerinin dengelenmesine ve karşılanmasına bağlıdır. Paydaş kavramı, kuruluşun hissedarlarının anısıra müşteriler, tedarikçiler ve genel olarak toplumu da karşılamaktadır.
Müşteri Odaklılık : Ürün ve hizmet kalitesini en son noktada değerlendirecek olan müşteridir. Müşteri bağlılığını sağlamanın, müşterileri elde tutmanın ve Pazar payı elde etmenin en iyi yolu mevcut ve potansiyel müşterilerin gereksinimlerine net bir şekilde odaklanabilmektir.
Liderlik ve Amacın Tutarlılığı : Bir kuruluşun liderlerinin davranışları, kuruluş içinde amacın berraklığını, birliğini sağlar ve hem kuruluşun, hem de çalışanlarının mükemmelliğe erişebilecekleri bir ortam yaratır.
Süreçler ve Verilerle Yönetim : Kuruluşlart, en iyi performanslarını, birbiri ile ilişkili tüm faaliyetler anlaşıldığı, sistematik bir biçimde yönetildiği, işlemleri ve planlanan iyileşmeleri ilgilendiren kararlar, paydaşların görüşlerini kapsayan güvenilir bilgilere dayanılarak alındığı zaman gösterir.
Çalışanların Geliştirilmesi ve Katılımı : Bir kuruluşun çalışanlarının potansiyelinin tam olarak yaşama geçirilebilmesi için paylaşılan değerler ile bir güven ve yetkilendirme kültürü olması gerekir. Böyle bir ortam herkesin katılımını kolaylaştırır.
Sürekli Öğrenme, Yenilikçilik ve İyileştirme : Kuruluşun performansı; bilgi birikimi sürekli bir öğrenme, yenilikçilik ve iyileştirme kültürü içinde yönetilirse ve paylaşılırsa, en üst noktasına çıkar.
İşbirliklerinin Geliştirilmesi : Bir kuruluşun en iyi performansını ortaya koyması işbirliği yaptığı kuruluşlarla güvene, bilgi birikiminin paylaşılmasına ve bütünleşmeye dayalı, karşılıklı yarar sağlayan ilişkiler kurmasına bağlıdır.
Kurumsal Sosyal Sorumluluk : Kuruluşun ve çalışanların uzun vadeli çıkarlarının korunması etik bir yaklaşımın benimsenmesine, genel olarak toplumun beklentilerinin ve var olandüzenlenmelerinin aşılmasına bağlıdır.

EFQM Mükemmellik Modeli
Yukarıda gösterilen EFQM Mükemmellik Model'indeki dokuz kutu, kuruluşun mükemmelliğe erişme yolunda gösterdiği çabalara ilişkin değerlendirmeleri içeren ana kriterleri temsil eder. Her kriterin ayrıntılı olarak anlaşılmasını sağlayan ayrı ayrı alt açınımları vardır. Her bir kriter, daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla çeşitli sayıda alt kriterlerle desteklenmiştir. Alt kriterler, değerlendirme sırasında cevaplandırılması gereken çeşitli sayıda soruyu ortaya koyar.
AKSA'nın Mükemmellik Yolculuğu
AKSA'nın kalite yolculuğunun önemli kilometre taşlarından birisi, 1996 yılında Toplam Kalite Yönetimi'nin bir yönetim modeli olarak benimsenmesidir. 1990'lı yılların başında önce kalite kontrol'den kalite yönetimine geçiş, sonrasında ISO 9001 Kalite Yönetim Sisteminin kurulması ve ISO 9001 belgelendirme çalışmalarının başarıyla tamamlanmasının ardından, 1997, AKSA'nın yönetim anlayışının en radikal biçimde değişim gösterdiği önemli bir dönüm noktası olmuştur. Toplam Kaliteyi Yönetme Kurulu'nun oluşturulması, Çalışanların Memnuniyeti, Müşteri Memnuniyeti, Toplum Üzerindeki Etki gibi alanlarda paydaşlarımızın şirketimiz ile ilgili algılama düzeylerini belirlemeye yönelik anket çalışmalarının başlatılması, ilk performans yönetim sisteminin kurulması, kalite çemberleri faaliyetlerine başlanması, Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı EFQM'e üyelik, özdeğerlendirme çalışmalarının başlatılması, süreç yönetim sistemi için ilk adımların atılması gibi önemli faaliyetler ile başlayan bu yolculuk, yıllar içerisinde geliştirilen, iyileştirilen pekçok sayıda yaklaşımın sonucu olarak bugünlere kadar gelmiştir. Uzun soluklu bu yolculukta AKSA, kendine özgü pekçok uygulama geliştirmiş, her zaman özgün, yaratıcı ve yenilikçi iş modelleri ve yaklaşımlar ile kendisini iyileştirmiştir.
Toplam Kalite Yönetimi, kalite sorumluluğunu tüm çalışanların taşıması, şirket içinde düşünsel engellerin kaldırılması, tüm çalışanların katılımı ile endüstriyel bir demokrası ortamının yaratılmasıdır. AKSA, en başından beri, bu anlayışı benimseyerek, kendi gelişiminin önemli bir parçası olarak sistemlerini, süreçlerini oluşturmuş, yayılımını sağlamış, gözden geçirmiş ve iyileştirmiştir.
AKSA'nın Ulusal Kalite Ödülü Başvurusu
AKSA, uzun yıllardır sürdüregeldiği mükemmellik yolculuğunda, Ulusal Kalite Ödülü başvurusunu, bir amaç değil bir araç olarak görmüştür. Toplam Kalite Yönetimi anlayışının AKSA'ya getirileri, kalite ve iş kültürü açısından, hiçbir ödül ile kıyaslanamayacak kadar önemlidir. Ödül, AKSA çalışanları için bir motivasyon ve gurur sembolü olarak algılanmaktadır.
Ocak ayında KalDer'e resmi başvuru ile başlayan süreçte, Ocak ayının sonunda yapılan geniş katılımlı bir toplantı ile ödül başvurusu, amacı, yapılacak çalışmalar, iş planı tüm çalışanlarla paylaşılmış, çok sayıda ekipte yer alan 98 AKSA çalışanının katılımı ile Ödül Başvuru Dokümanı yazım çalışmalarına başlanmıştır. Oldukça keyifli, öğretici ve motivasyonu yüksek bu süreçte, daha başvuru dokümanı yazımı aşamasında bile, çok sayıda iyileştirme fırsatından yararlanılarak geliştirme, yayılım ve iyileştirme çalışmaları yapılmıştır.
Haziran ayında ödül başvuru dokümanının KalDer'e teslim edilmesi ile AKSA çalışanları açısından bir başka heyecanlı süreç, saha ziyaretine hazırlık çalışmaları başlamıştır. Tam bir aile havasında, büyük bir motivasyon, heyecan ve katılımla gerçekleştirilen saha ziyareti, başarıyla tamamlanmıştır. Bu zaman diliminde, AKSA içerisinde görülen birlikteliğin ve heyecanın yüksekliği, AKSA çalışanları açısından, en az Ulusal Kalite Ödülü kadar önemli bir kazanım olmuştur.
Bu sürecin sonunda, AKSA Genel Müdürünün tüm AKSA çalışanlarına seslenişi ve çalışanların cevabı aşağıdaki gibidir:
AKSA Genel Müdür'ünün AKSA Çalışanlarına Seslenişi
“Değerli Çalışma Arkadaşlarım,
1996 yılında başlamış olduğumuz kurumsal mükemmellik yolculuğumuzda önemli bir aşama olan Ulusal Kalite Ödülü başvurumuzda, saha ziyaretini hepimizin değerli katkıları, özverisi ve çabası ile geride bıraktık. Gerek Ödül Başvuru Dokümanının hazırlanmasında, gerekse saha ziyaretinde rol alan, bunların da ötesinde TKY çalışmalarımızda yıllardır çok sayıda örnek ve iyi uygulamanın planlanmasına, geliştirilmesine, uygulanmasına ve yayılmasına katkıda bulunan tüm çalışanlarımıza içten teşekkür ederim.
Ödül Başvurusu süreci, hepimiz için motivasyonumuzun yükseldiği, birlikteliğimizin pekiştiği, iyi uygulamalarımızın içselleştirildiği ve yayılımının hızlandığı, kapsamlı bir öğrenme ile yeni bir farkındalık kazandığımız müstesna bir deneyim olmuştur. Bu deneyimin ve mükemmellik yolculuğumuzun şirketimize Ödül'ün çok ötesinde kazanımlar sağladığı açıktır.
AKSA ve AKSA'lılar olarak Ulusal Kalite Ödülü'ne başvurmakla iyi uygulamalarımızı topluma açma ve bu anlamda örnek olma misyonunu da üstlenmiş bulunmaktayız. Bu misyon her birimizin omuzuna yeni ve çok anlamlı sorumluluklar yüklemektedir. Bunun gereğini en iyi biçimde yapacağınıza kuşkum yoktur.
AKSA, pek çok konudaki liderliğini, kurumsal mükemmellik uygulamalarını bölgemiz, ülkemiz ve tüm dünyada yaygınlaştırma yolunda kararlılığını sürdürecektir.
Kalıcı olan ödüller değil, mükemmellik arayışımızla elde ettiğimiz deneyim ve öğrenme gibi kazanımlardır.
Ödül başvurumuzun, şirketimiz için yararlı ve başarılı bir sonuca dönüşeceğine inancımla katkı ve katılımda bulunan her bir AKSA'lıya tekrar teşekkür ediyor, daha büyük başarılara hep birlikte imza atmak için bir defa daha sesleniyorum :
"Var mısınız?"
AKSA Çalışanlarının AKSA Genel Müdürüne Yanıtı
Sayın Mustafa Yılmaz'a Yanıtımız:
Bizler, emeğiyle; alın teri, beyni ve yüreğiyle değer yaratan insanlarız. Biz, akrilik elyaf üretiriz.
Geceler boyunca çalışırız; sabahları yoldan geçenler, fabrikanın kapısına güneşin indirilmiş olduğunu görürler ya, işte o işi de biz yaparız.
Günler boyunca çalışırız; dünyanın farklı yerlerindeki milyonlarca insanın hayatı, bizim elyafımızdan yapılan ürünlerle güzelleşir. Onların kullandığı ürünlerin kalitesinin içinde, hiç haberleri olmasa da, bizim de payımız vardır.
Çalışmasını bildiğimiz kadar eğlenmesini de biliriz. Pikniklerde, balolarda, şenliklerde, hep birlikte güleriz.
Eğlenmesini bildiğimiz kadar yardımlaşmasını da biliriz. Çocuk Esirgeme Kurumlarında, huzur evlerinde, okullarda, bilinen ve bilinmeyen izlerimiz vardır.
Bir arkadaşımızın yakınına, örneğin, kan gerekirse, hastane görevlileri şaşırır, o kadar kısa sürede o kadar kalabalık şekilde oraya varışımıza. Kızılay'ın dağıttığı yemekte de bir tuzumuz vardır, esnafın evine götürdüğü ekmekte de.
Biz, emeğimizle sadece elyaf, sadece kalite üretmeyiz. Hayatımızın en büyük zaman diliminin geçtiği şirketimizde, biz aslında kendimizi de üretiriz.
Böyle çalışan, böyle eğlenen, böyle yardımlaşan insanlarız biz. Yaptığı işi böyle yapan, böyle düşünen, böyle yaşayan kişiler olarak kendimizi varederiz.
İşte bu nedenle, Sayın Genel Müdürümüz;
Biz Varız